14 Aralık 2014 Pazar

THE BALM - BALM JOVI PALET

Herkese Mutlu Pazarlar

Bugün ben uzun uzun Balm Jovi paleti anlatmayacağım,her yerde uzuuun uzuun swatchlarıyla anlatılmış durumda.Ben bugün kısa bir inceleme -neleri çok kullanmışım,en az kullandıklarım neler olmuş- yapacağım.


Paletim biraz kirli kusura bakmayın,oradan oraya taşınmaktan böyle oldu yavrucak.Zira en en kullanışlı paletlerden biridir kendisi!


Bu palette ilk dibi görünen " Adagio " oldu.Hatta bitmesine çok çok üzüldüm.Fırçayla alabildiğim kadarını almaya çalıştım.

İkinci en çok kullandığım ve dibini gördüğüm far " Iron Maid-in " oldu.İlk aldığım sıralar kendime koyu tonları yakıştırmıyordum,bu nedenle Iron benim favorim olmuştu. ^.^


Palette en çok kullandığım bir diğer far " Third Eye Blinded " oldu.Bu toz pembe rengi her kullandığımda arkadaşlarım göz makyajımı çok beğendi.Bende severek kullanıyorum. ^.^

Bu üç far benim favorimdi.3ü içinde alınabilecek bir palet bence.Çünkü üçüne de muadil olabilecek tekli far bulamadım ben.

Ayrıca yumuşacık yapıları ve ne kadar zaman geçerse geçsin taşlaşmayan farlarıyla en en en sevdiğim paletim ^.^

Ve gelelim pek kullanmadıklarıma ;


Bu aydınlatıcıyı ben pek sevemedim.Likit aydınlatıcı sevdiğimden midir,yoksa renk tonundan mı bilmiyorum anlaşamadık.Çoğunlukla far olarak kullandım.

Bu allıkta yine "ay bir açıyım da Balm Jovi'deki allığı süreyim" dediğim bir allık olmadı.Seyahetlerde mecbur kalınca sürdüm,o kadar.Güzel bir ton aslında ama unutuyorum işte paleti açıp sürmeyi.


Dudak fırçam yok ve dudak fırçasıyla ruj sürmeye de alışkın değilim.O nedenle bu ikili de pek kullanılmadı.Yine seyahatlerde mecbur kaldıkça parmağımla dudaklarıma renk vermek adına kullanıldı o kadar.Vanilly tatlı bir kiraz rengi verse de Milly'i tam çözebilmiş değilim.


Sevgiler,Öptüm!

25 Kasım 2014 Salı

Walky Talky Party - AYNI YILDIZIN ALTINDA

Herkese Merhabalar,

Başlıkta yazan Walky Talky Party bizim diyet amacıyla kurduğumuz ama sonra diyeti yalan olan,devam eden ve arada "ya kızlar ben gerçekten diyete başlıyorum" diyen  Kübra , Gizem , Hazal , Elif ve benden oluşan bir whatsapp grubu.Zamanla diyet olayından çıkıp hayatlarımızdan kesitler konuştuğumuz,üzüntülerimizi,mutluluklarımızı,sorunlarımızı konuştuğumuz bir grup oldu.

Ben bu aralar blogdan,bloggerlıktan inanılmaz soğumuş bir insan oldum ve bunu kızlara söyledim.Onlarda bırakmamam gerektiğini,hep beraber bir şeyler yapmayı teklif ettiler ve böylece bu projemiz doğdu.Artık belli sürelerde birlikte paylaşımlar yapacağız.

Lütfen canlarımın bloglarına da ışınlanın diyor ve hepinizi öpüyorum. 





" AYNI YILDIZIN ALTINDA "

Aynı isimli John Green'in kitabından uyarlama yapılmış bu filmi izlemeyen kalmasın!Normalde " bak kesin izle,herkes izlemeli,ammaan tanrım müthişti" denilen kitapları ve filmleri sevmem.Ama bu filmin hikayesi o kadar güzel ve hüzünlüki adeta beni izlemek zorundasın diyor!


Hazel 3 yıldır tiroid kanseriyle savaşan,kanser ciğerlerine de sıçradığı için elinde sürekli çekçekli oksijen tüpüyle gezen tatlı mı tatlı bir kız.Augustus ise beyin tümörüyle savaşmış ve bu yolda bir bacağını kaybetmiş,protezle yaşayan ve bu durumla inanılmaz dalga geçen bir genç.

Ben filmi uzun uzun anlatmayacağım.Kısacık sürede yaşadıkları,hissettikleri duygular her şey o kadar anlamlı geldi ki bana.Hayatın anlamı,yaşadığımız dakikaların kıymetini bilmeli ve çok iyi değerlendirmeliyiz diye düşündüren bir film kesinlikle.

Bazıları işte aşk filmi ya aman ağlamam ben zaten diyebilir,ama düşünsenize -sevdiğiniz kişiyle sayılı gününüz var,yarın belki dolacak o süre,belki öbür gün - bunu düşünmek bile sizin kalbinizde bir cızırtı yaratmıyor mu?

Filmden tatlı tatlı bir kaç kare paylaşmak istiyorum.

( Aman Allah'ım bu filmi şuan tekrar izlemek istedim! )








* görseller google görsellerden alıntıdır.